Su varlıkları ve havzalar
Bir damlanın gideceği yeri arazinin biçimi belirler.
Su kaybolmaz, yer ve hâl değiştirir
Denizden buharlaşan su buluta, yağışla karaya, akarsu ve yer altı akışıyla yeniden denize ulaşabilir. Bir bölümü kar-buzda, gölde, toprakta veya canlılarda bir süre tutulur. Su döngüsü, bu depolar arasındaki sürekli alışveriştir; hareketin temel enerji kaynağı Güneş, yüzeydeki akışın yönlendiricisi yer çekimidir.
Dünya’daki suyun büyük çoğunluğu tuzludur. Tatlı suyun önemli bölümü buz ve yer altı depolarında bulunur; insanların kolayca ulaşabildiği yüzey suyu daha küçük bir paydır. Bu yüzden gezegende çok su bulunması, her yerde yeterli kullanılabilir tatlı su olduğu anlamına gelmez.
Akarsu bir alanın suyunu toplar
Bir akarsuyun kollarıyla birlikte suyunu topladığı alan havza, komşu havzaları ayıran yüksek hat su bölümü çizgisidir. Denize ulaşan havza açık; sularını denize ulaştıramayan havza kapalıdır. Kapalı havzada su gölde birikebilir, buharlaşabilir veya zemine sızabilir.
Debi, akarsu kesitinden bir saniyede geçen su hacmidir ve m³/s ile belirtilir. Rejim, debinin yıl içindeki değişimidir. Yağmur, kar ve buz erimesi, yer altı beslenmesi ile insan müdahaleleri rejimi etkiler. Karla beslenen bir akarsuda ilkbahar-yaz başı yükselişi, yağışın en fazla olduğu ayla aynı olmak zorunda değildir.
Göller ve yer altı suları
Göl, bir çanakta biriken sudur. Çanağı tektonik hareket, volkanizma, çözünme veya buzul aşındırması oluşturabilir; akarsu önü heyelan, lav, alüvyon veya insan yapımı setle kapanabilir. Van Gölü’nün gelişiminde tektonik çanak ve volkanik set birlikte rol oynar; Tortum heyelan seti, baraj gölleri yapay set örneğidir.
Geçirgen kayaçta depolanıp taşınabilen yer altı suyunun bulunduğu birime akifer denir. Geçirimsiz tabaka su hareketini sınırlar. Yamaçta su tablasının yüzeyle kesişmesi kaynak oluşturabilir; basınçlı iki geçirimsiz tabaka arasındaki akifere açılan kuyuda su yükselirse artezyen sistemi söz konusudur. Her kuyu kendiliğinden fışkırmaz.
Türkiye’nin sularını haritada bağla
Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya Karadeniz’e; Gediz ve Büyük Menderes Ege’ye; Seyhan, Ceyhan ve Göksu Akdeniz’e ulaşır. Fırat ve Dicle Türkiye’den doğup sınır dışında birleşen sistemle Basra Körfezi’ne yönelir. Aras ve Kura Hazar’a ulaşan sisteme bağlıdır; Hazar dünya okyanusuna açılmayan kapalı bir su alanıdır.
Tuz Gölü ve Van Gölü kapalı havza örnekleridir. Beyşehir, Eğirdir ve Burdur Göller Yöresi’nde; Sapanca ve İznik Marmara çevresinde yer alır. Göl suyunun tuzluluğunu yalnız çanağın oluşumu belirlemez: dışa akış, buharlaşma, beslenme ve kayaçların kimyası da etkilidir.
Denizler ve suyun verimli kullanımı
Türkiye’nin denizleri balıkçılık, ulaşım, turizm ve ekosistemler açısından değerlidir. Akdeniz’de buharlaşmanın güçlü olması tuzluluğu yükseltirken Karadeniz’de akarsu girdisi ve daha düşük buharlaşma tuzluluğu azaltır. Boğazlar, farklı su kütleleri arasındaki alışverişi sağlar; denizleri bağımsız havuzlar gibi düşünme.
Tarımda uygun sulama, şebekede kayıp-kaçakların azaltılması, arıtma ve havza ölçeğinde planlama suyu korur. Evde tasarruf da katkı sağlar, ancak bütün sorumluluğu yalnız bireye yüklemek eksiktir. Su kalitesi ile miktarını birlikte korumak sağlık, üretim, kültürel yaşam ve sulak alanların devamlılığı için gereklidir.
Havza suyun toplandığı alan, rejim yıl içindeki akış düzenidir. Kullanılabilir su miktarı kadar suyun kalitesi ve ekosistemdeki payı da önemlidir.
Bu bölümün kazanımları
- MEB 10.1.9Yeryüzündeki su varlıklarını özelliklerine göre sınıflandırır.
- MEB 10.1.10Türkiye’deki su varlıklarının genel özelliklerini ve dağılışını açıklar.
- MEB 10.1.11Türkiye’deki su varlığını verimli kullanmanın ekonomik, sosyal ve kültürel etkilerini değerlendirir.
- Su varlıklarını sınıflandırır; akarsu havzası, rejim ve Türkiye’nin su kaynaklarını sürdürülebilir kullanımla ilişkilendirir.