Nükleik asitler ve DNA eşlenmesi
Bir DNA molekülü kopyalanınca eski zincirler nereye gider?
Kalıtım materyali nasıl bulundu?
Bugün DNA'nın kalıtım bilgisini taşıdığını biliyoruz; ancak bu bilgiye uzun bir araştırma sürecinin sonunda ulaşıldı. 19. yüzyılda hücre çekirdeğinden asidik bir madde (nüklein) ayrıldı. 20. yüzyılın ilk yarısında yapılan bakteri ve virüs deneyleri, kalıtım bilgisini taşıyan molekülün protein değil DNA olduğunu gösterdi. DNA'daki bazların oranları incelendiğinde adenin ile timin, guanin ile sitozin miktarlarının birbirine eşit olduğu bulundu.
1950'lerin başında Rosalind Franklin X ışını kırınım yöntemiyle DNA'nın sarmal yapıda olduğunu gösteren görüntüler elde etti. James Watson ve Francis Crick bu verileri ve baz oranlarını birleştirerek 1953'te çift sarmal modelini önerdi.
Program bu isimlerin ezberlenmesini veya kronolojik sıranın bilinmesini beklemez; önemli olan bilimsel bilginin farklı araştırmacıların verileri birleştirilerek ve yeni kanıtlarla sınanarak geliştiğini görmektir.
Yapıdan göreve
Nükleik asitlerin yapı birimi nükleotittir. Bir nükleotit üç bölümden oluşur: fosfat grubu, beş karbonlu şeker (pentoz) ve organik baz. DNA'nın şekeri deoksiriboz, RNA'nınki ribozdur.
Bazlar iki gruptur: çift halkalı pürinler (adenin A, guanin G) ve tek halkalı pirimidinler (sitozin C, timin T, urasil U). DNA'da A, G, C, T; RNA'da A, G, C, U bulunur.
Nükleotitler bir nükleotidin şekeri ile diğerinin fosfatı arasında kurulan bağlarla (fosfodiester bağı) art arda bağlanır ve şeker–fosfat omurgası oluşur; bazlar bu omurgadan dışarı uzanır. Bilgi, bazların sırasında saklıdır. Dört harfli bir alfabe gibi düşünebilirsin: Harf sayısı az olsa da diziliş farkları sınırsız sayıda farklı bilgi oluşturur.
Çift sarmalı tanımlayan kurallar
Watson–Crick modeline göre DNA iki zincirin birbirine sarılmasıyla oluşan bir çift sarmaldır:
• İki zincir birbirine bazlar arasındaki hidrojen bağlarıyla bağlanır. A ile T arasında iki, G ile C arasında üç hidrojen bağı vardır.
• Bir pürin her zaman bir pirimidinle eşleşir; böylece sarmalın çapı her yerde aynı kalır.
• İki zincir birbirine zıt yönlüdür (biri 5′→3′, diğeri 3′→5′).
Bu kurallardan çıkan sayım ilişkileri: Çift zincirli DNA'da A=T, G=C ve pürin sayısı = pirimidin sayısı. Nükleotit sayısı = fosfat sayısı = şeker sayısı = baz sayısı.
Örnek: 200 nükleotitli çift zincirli bir DNA'da 60 adenin varsa timin de 60'tır. Kalan 80 nükleotidin yarısı guanin, yarısı sitozindir: G=C=40. Hidrojen bağı sayısı 2×60 + 3×40 = 240 olur. G–C oranı yüksek DNA'nın iki zincirini ayırmak daha fazla enerji gerektirir.
DNA ve RNA'yı karşılaştır
DNA hücrenin kalıcı bilgi arşividir; RNA ise bu bilginin kullanılmasında görev alır. Hücrede üç temel RNA çeşidi bulunur ve hepsi DNA'daki bilgiden üretilir:
• mRNA (mesajcı RNA): DNA'daki bilgiyi ribozoma taşır; protein sentezinde kalıp olarak okunur.
• tRNA (taşıyıcı RNA): Amino asitleri ribozoma getirir; üzerindeki antikodon mRNA'daki kodonla eşleşir. Kendi üzerinde katlanarak yonca yaprağına benzeyen bir biçim alır.
• rRNA (ribozomal RNA): Proteinlerle birlikte ribozomun yapısına katılır; peptit bağı oluşumunda görev alır.
RNA tek zincirli olduğu için A=U ve G=C eşitliği bir RNA molekülünün tamamı için geçerli değildir; tRNA'nın kendi üzerine katlanan bölgelerinde baz eşleşmesi görülebilir.
| Özellik | DNA | RNA |
|---|---|---|
| Şeker | Deoksiriboz | Riboz |
| Bazlar | A, G, C, T | A, G, C, U |
| Zincir sayısı | Çift zincir (sarmal) | Tek zincir |
| Bulunduğu yerler (ökaryot) | Çekirdek, mitokondri, kloroplast | Çekirdek, sitoplazma, ribozom, mitokondri, kloroplast |
| Kendini eşleme | Eşler | Hücrede kendini eşlemez; DNA'dan üretilir |
| Görev | Kalıtım bilgisini saklamak ve aktarmak | Bilginin protein sentezinde kullanılması |
Parça–bütün ilişkisinde sayımı koru
Genetik materyalin organizasyonu küçükten büyüğe şöyle sıralanır: nükleotit → DNA zinciri → gen → kromozom → genom.
• Gen, DNA üzerinde belirli bir ürünün (bir protein veya bir RNA) bilgisini taşıyan bölgedir. Bir DNA molekülünde binlerce gen bulunabilir; genler arasında kodlama yapmayan bölgeler de vardır.
• Ökaryotlarda uzun DNA molekülü histon proteinlerinin etrafına sarılarak kromatini oluşturur. Bölünme öncesinde kromatin kısalıp kalınlaşarak (kıvrılarak) mikroskopta görülebilen kromozomlara dönüşür. Her kromozom bir DNA molekülü ve proteinlerden oluşur.
• Bir canlının bütün genetik bilgisine genom denir. Ökaryotlarda DNA'nın çoğu çekirdekte, bir kısmı mitokondri ve kloroplastta bulunur. Prokaryotlarda DNA sitoplazmada, genellikle halkasal tek bir moleküldür; ayrıca küçük halkasal plazmitler bulunabilir.
Gen, DNA ve kromozom sayısı aynı ölçüm değildir: 2n=4 hücre eşlenme sonrası hâlâ dört kromozom taşır, fakat her kromozom iki kardeş kromatitten oluşur ve DNA molekülü sayısı sekize çıkar. Kromozom sayımında sentromer sayısını kullanmak bu karışıklığı önler.
İki yeni molekülde eski zincirlerin izi
DNA'nın iki zinciri ayrılır; her biri tamamlayıcı yeni zincirin yapılmasına kalıp olur. Sonuçta iki DNA molekülünün her birinde bir eski, bir yeni zincir bulunur. Buna yarı korunumlu eşlenme denir. Başlangıçtaki iki zincirin birlikte tek molekülde kalması farklı bir model olurdu.
Bu model ağır azot izotopu kullanılan bir deneyle doğrulanmıştır: Bakteriler önce yalnız ağır azot (¹⁵N) bulunan ortamda çoğaltılır; DNA'ları ağırdır. Sonra hafif azot (¹⁴N) ortamına aktarılır. Bir eşlenme sonra bütün DNA'lar orta ağırlıkta bulunur (bir ağır, bir hafif zincir). İkinci eşlenmeden sonra DNA'ların yarısı orta, yarısı hafiftir. Ağır DNA bir daha görülmez.
Sayım: Bir DNA molekülü n kez eşlenirse 2ⁿ DNA molekülü oluşur. Bunlardan yalnız 2 tanesi başlangıçtaki eski zincirlerden birini taşır; eski zincirler hiçbir zaman kaybolmaz, yalnız dağılır.
Eşlenmenin araçlarını ayır
Eşlenmede çok sayıda enzim görev alır; program yalnız üç enzimi ister:
1. Helikaz iki zincir arasındaki hidrojen bağlarını kopararak sarmalı açar; çatal biçiminde bir eşlenme bölgesi oluşur.
2. DNA polimeraz kalıp zincirdeki bazlara uygun serbest nükleotitleri getirip yeni zincire ekler. DNA polimeraz yeni zinciri yalnız 5′→3′ yönünde uzatabilir. Bu nedenle çatalın açıldığı yöne doğru zincirlerden biri kesintisiz, diğeri kısa parçalar hâlinde sentezlenir.
3. DNA ligaz kısa parçaları ve kesintileri fosfodiester bağıyla birleştirir.
Kalıp zincirler zıt yönlüdür. Örneğin kalıp 3′–TACG–5′ ise karşılık 5′–ATGC–3′ olur.
Yeni zincire eklenecek nükleotitler hücrede serbest hâlde bulunur ve enerjilerini kendileri taşır: Fosfat grubu fazla olan nükleotitler bağlanırken fosfatlarının bir kısmını kaybeder ve bu enerji bağ oluşumunda kullanılır.
| Enzim | Görev |
|---|---|
| Helikaz | Zincirler arasındaki hidrojen bağlarını koparır; sarmalı açar |
| DNA polimeraz | Kalıba uygun nükleotitleri yeni zincire 5′→3′ yönünde ekler; hatalı eşleşmeleri denetler |
| DNA ligaz | DNA parçalarını birleştirir; kesintileri kapatır |
Eşlenme ne zaman olur, hatalar nasıl düzeltilir?
DNA eşlenmesi hücre bölünmesinden önce, interfazın DNA sentezi evresinde gerçekleşir. Böylece bölünme sonunda oluşan iki hücrenin her biri aynı genetik bilgiyi alır. Ökaryotlarda uzun DNA birçok noktadan aynı anda açılarak eşlenir; bu, işlemin kısa sürede tamamlanmasını sağlar.
DNA polimeraz eşlenme sırasında yanlış eklenen nükleotitlerin çoğunu fark edip çıkarabilir. Eşlenme dışında da DNA; UV ışınları, bazı kimyasallar ve hücredeki tepkimeler nedeniyle sürekli hasar görür. Hücrelerde bu hasarı tanıyıp onaran sistemler vardır. Onarılmayan hata mutasyona dönüşebilir.
Aziz Sancar, DNA onarım mekanizmaları üzerine yaptığı çalışmalarla 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü paylaşmıştır. Özellikle UV ışınının DNA'da oluşturduğu hasarın kesilip çıkarılarak onarılması sürecini aydınlatmıştır. Mardin Savur'da doğan Sancar, Türkiye'de tıp eğitimi aldıktan sonra araştırmalarını sürdürmüş; Nobel madalyasını Anıtkabir'e bağışlamış ve öğrencilere destek amacıyla bir eğitim vakfı kurmuştur. Onun çalışmaları, bilimsel merak ile sabırlı ve uzun soluklu emeğin birleşimine örnektir. DNA onarımı ile DNA eşlenmesi aynı olay değildir.
Eşlenme hesaplarını kurmak
DNA eşlenmesiyle ilgili sayısal ilişkiler, yarı korunumlu modelden çıkarılır:
• 1 DNA molekülü n kez art arda eşlenirse 2ⁿ DNA molekülü oluşur.
• Her eşlenmede yeni sentezlenen nükleotit sayısı, o anda var olan DNA'ların toplam nükleotit sayısı kadardır. Başlangıçtaki DNA N nükleotitli ise n eşlenme sonunda kullanılan yeni nükleotit sayısı N·(2ⁿ − 1) olur.
• Eski zincirler hiç yıkılmadığı için toplam eski nükleotit sayısı N'de kalır.
Örnek: 1000 nükleotitli çift zincirli bir DNA 3 kez eşlenirse 2³ = 8 DNA molekülü oluşur. Toplam nükleotit 8000'dir; bunun 1000'i eskidir, 7000'i yeni eklenmiştir. 8 molekülden 2'si bir eski zincir taşır, 6'sı tamamen yeni zincirlerden oluşur.
Eşlenme hem madde hem enerji gerektirir: Her yeni nükleotit hücredeki serbest nükleotit havuzundan alınır. Bu nedenle hızla bölünen hücrelerde nükleotit yapımı da hızlanır; nükleotit yapımını engelleyen bazı ilaçların hızla bölünen kanser hücrelerini hedeflemesi bu ilişkiye dayanır.
DNA eşlenmesinde her eski zincir bir kalıptır; bilgi kopyalanır, sayı kavramları ayrı tutulur.
Bu bölümün kazanımları
- MEB 12.1.1.1Nükleik asitlerin keşif sürecini özetler.
- MEB 12.1.1.2Nükleik asitlerin çeşitlerini ve görevlerini açıklar.
- MEB 12.1.1.3Hücredeki genetik materyalin organizasyonunda parça bütün ilişkisi kurar.
- MEB 12.1.1.4DNA' nın kendini eşlemesini açıklar.
- DNA–RNA farklarını ve yarı korunumlu eşlenmeyi açıklar.